Büyük usta Uğur Mumcu anılıyor! Ülkücülerden Mumcu'ya destek geldi!

Ülkücü site Haberpars sitesinden İbrahim Erdem Karabulut'un ses getiren röportajı gündemden düşmüyor.

Büyük usta Uğur Mumcu anılıyor! Ülkücülerden Mumcu'ya destek geldi!
Büyük usta Uğur Mumcu anılıyor! Ülkücülerden Mumcu'ya destek geldi! iyihaberim

Bugün usta gazeteci Uğur Mumcu'nun vefatını yıl dönümü. 28.yıl önce bugün evinin önünde bombalı bir saldırıda Mumcu katledilmişti.

Ülkücü site Haberpars sitesinden İbrahim Erdem Karabulut 28. yılında ses getiren bir röportaj yaptı.

E.Millet Vekili Tevfik Diker Diyor-ki diyerek başlayan İbrahim Erdem Karabulut'un röportajı şu şekilde:

Dönemin TBMM Uğur Mumcu Cinayeti Araştırma Komisyonu Başkan Vekiliydim.

Komisyonu MİT, Genelkurmay, Jandarma başta olmak üzere diğer devlet kurumları ile şahısların yanlış yönlendirdi.

Yeni gelişen olaylar, mevcut konjonktür ve ortaya çıkan yeni bilgiler, iddialar ışığında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, Gazeteci-yazar Uğur Mumcu ve TBMM Susurluk Komisyonu Raportörü Hakim Akman Akyürek'in ölümlerini araştırmak için yeni TBMM Araştırma Komisyonları kurulmasını öneriyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda girişimde bulunmasını kamu adına istiyorum.

Bu dört cinayette ortak noktalar bulunduğuna dikkat çekiyorum.

Muhtemel kurulacak TBMM Araştırma Komisyonu, özellikle; Türk Gladyosunu, Türk derin devletini, kontrgerillayı, eski MİT'i, kirli siyaseti, Baronlar Konseyini, CIA ve MOSSAD ile Türk derin devlet ilişkilerini, mafya-çete bağlantılarını, PKK-Ergenekon işbirliğini, Özel Kuvvetleri, Genelkurmay ATASE (Harp Tarihi) ile Kozmik Oda arşiv kayıtlarını incelemeli ve araştırmalıdır.

Ayrıca Uğur Mumcu cinayetinde bugüne kadar ortaya konan resmi görüş terk edilmeli ve uzaktan kumanda ile cinayetin işlenmiş olması ihtimali üzerinde yoğunlaşılmalı dır.

20. Dönem TBMM Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu'na yanlış yönlendirici bilgi verenler ile bilgi ve belgeleri saklayanların da üzerine gidilmelidir.

Hakim Akman Akyürek ve Gazeteci Yazar Tuncay Özkan ilişkileri sorgulanmalıdır.

*

Zamanın Ankara Valisi Erdoğan Şahinoğlu, Uğur Mumcu'nun Ankarada ikamet ettiğini bilmiyordum dedi.

Mumcu Ailesi cinayet ile ilgili ikiye bölünmüştü.

Ceyhan MUMCU bu cinayetin aydınlatılması için daha risk alan taraf olarak görünüyordu.

Güldal MUMCU iki dönem Milletvekili ve TBMM BŞK V.olarak görev yaptı.

Eşinin Cinayetinin soruşturma komisyonu ile aydınlatılması için bir adım atmadı.

Cinayet uzaktan kumandayla işlendi diyen ilk kişi benim.

O yıllarda uzaktan kumandayla cinayet işlemek kabiliyeti Derin Devlete CIA tarafından yerleştirilmiş Gladyoda ve PKK da vardı.

Cinayet bu taşeron örgütlerden birine verilmişti.

*

Medyaya yaptığım açıklama aşağıdaki haberde böyle yer almıştı.

"1993 yılında bombalı tuzakla öldürülen gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'nun suikasttan 3 yıl sonra 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın evlerini ziyaret ettiğini açıklaması, tartışmaları da beraberinde getirdi.

Dönemin TBMM Uğur Mumcu Cinayeti Araştırma Komisyonu Başkan Vekili Tevfik Diker, Uğur Mumcu'nun arabasına binmeden uzaktan kumanda ile öldürüldüğü kanaatinde olduğunu söyledi.

Güldal Mumcu'nun yanlış adrese saldırdığını savunan Diker, hala daha eş Mumcu'nun Uğur Mumcu suikastının asıl adresine yönelemediğini üzülerek gördüğünü ifade etti."

Konuya ilişkin bir açıklama yapan Diker, "1996-97'nin Türkiye'sini hatırlamadan komisyonun başarısını anlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

Susurluk olayından 28 Şubat'a kadar birçok derin olayın bu tarihlerde yaşandığına dikkat çeken Diker, "TBMM 20. Dönem Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu işte böyle bir konjonktürde kurulmuştu.

Komisyon 31 Ocak 1997'de çalışmalarına başlamıştı.

1997'nin Haziran ayı başında da vazifesini tamamlamıştır.

Komisyon çalışmaları sırasında riskli her alanda ben vardım.

Örneğin, Alaattin Çakıcı'nın Uğur Mumcu'nun katledilişinden bir gün önce TBMM karşısındaki Büyük Ankara Oteli'ne geldiğini ve aynı zamanda aynı otelde DYP'li Bakan Prof. Dr. Tansu Çiller'in de ikamet ettiği bilgisi tarafıma geldiğinde tereddütsüz üstüne gittim.

Ne kadar özverili çalıştığım komisyon raporunda açık seçik mevcuttur.

Güldal Mumcu İle polemiğe girmek gibi bir düşüncem hiçbir zaman olmadı. Ne yazık ki Güldal Mumcu'nun kitabındaki bazı iddiaların kamuoyunda gayet doğal olarak tartışılmasından yazılıp çizilmesinden rahatsız olduğu anlaşılıyor." dedi.

"GÜLDAL MUMCU, YENİ BİLGİ VE BELGELER IŞIĞINDA MECLİS'TE ARAŞTIRMAK İÇİN HANGİ GİRİŞİMLERDE BULUNDU"

Mumcu'nun danışmanı aracılığıyla kendisine bir cevap gönderdiğini dile getiren Diker, şöyle devam etti: "Olayın bir numaralı tarafı Güldal Mumcu'nun bu kadar önemli bir olayda bizzat kendisi değil de danışmanını 'Uğur Mumcu Komisyonu Başkan Vekili'ne yani bana muhatap yapması, hiç de uygun olmamıştır.

Sayın Güldal Mumcu'ya tekrar açık bir biçimde kamu adına soruyorum: 23 ve 24. dönemde Uğur Mumcu cinayetini TBMM'de yeni bilgi ve belgeler ışığında araştırmak için hangi girişimlerde bulunmuştur?

Mahmut Yıldırım'ın söylediklerini, kendisinin ‘Yeşil' olduğunu bilmeden yani 1996 Mayıs ayında evine geldiğinden itibaren neden yetkililerle paylaşmamıştır?

Aynı şekilde, 1997'de kurulan Uğur Mumcu Komisyonu'nda da bizlere Mahmut Yıldırım olarak yapılan bu ziyareti neden anlatmamıştır?

Eve gelen şahsın aslında ‘Yeşil' olduğunu sonradan öğrendiğinde, evet komisyon çalışmalarını tamamlamıştı ancak bu aşamadan itibaren Güldal Mumcu neden kamuoyuna, savcıya veya başka yetkililere ilgili hususu anlatmamıştır?"

Cinayetin üzerindeki sır perdesini aralamak amacıyla hareket ettiğini vurgulayan Diker, cinayetle ilgili olarak en başından beri ve yıllardır süregelen yanlış yönlendirmeyi deşifre etmek istediğini belirtti.

"HİÇBİR KURUM KOMİSYONA YARDIMCI OLMADI, BİLGİ SAKLANDI, YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİ"

TBMM Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyon Başkanı, Başkan Vekili ve Sözcüsünün TBMM'den tasfiye edildiğini dile getiren Diker, "Uğur Mumcu, arabaya binmeden öldürüldü.

Komisyon olarak gittiğimiz dönemin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal başkanlığındaki bir heyet bize sunum yaptı.

Sunumda Mumcu'yu arabasına binmeden uzaktan kumanda ile öldürdüler bu kanaatteyim dedim.

Hatta o günlerde Kırşehir yolunda uzaktan kumanda ile bir öldürme olayı vardı.

Basında o olayla ilgili çıkan fotoğrafı gösterdim. Ne hikmetse olayın başından beri 'Mumcu, arabasına bindi, vitese taktı kontağı çevirdi ve infilak etti' şeklinde bir resmi tez işlendi ve bu yolda gerçeği örtmeye yarayan bir 'Misina Hikayesi' ile kamuoyu oluşturuldu.

Böylelikle uzaktan kumanda ile aracın patlatıldığı ve Uğur Mumcu'nun, daha aracına binemeden, aracına binmek üzereyken, arabasının patlatılması ile öldürüldüğü hakikatinden yola çıkarak olayın arka planına gidebilecek ilk aşama dahi karartıldı.

Güldal Mumcu'nun, bu gerçeği kitabında ihtimamla vurguluyor olması çok önemlidir.

Komisyona, kasten yardımcı olmadılar.

Olayın gerçekleştiği dönemdeki Ankara Valisi'nin 'Uğur Mumcu'nun Ankara'da ikamet ettiğini bile bilmiyorduk' demiş olması dikkate ve hayrete şayandır.

Hiç bir kurum komisyona yardımcı olmadı. Aksine bilgi saklandı.

Komisyon aksi yönde yönlendirildi. Bunlara rağmen komisyon başarılı bir çalışma yaptı. Rapor ortaya koydu."

Diker, "1993'te uzaktan kumanda tekniğini kullanma kabiliyetine haiz örgütler hangileridir?

Bu soruya da dikkatlice cevap aranmalıdır." dedi.

*

Sonuç olarak bu cinayetler hala kapalı kutudur.

Mutlaka geçte olsa aydınlatılmalıdır.

Türkiye geçmişindeki bu sır cinayetleri çözerek dönemin kurum ve kuruluşların geçmişini aydınlatarak gelecekte benzeri cinayetlerin oluşmasını engellemelidir.

Benim şahsen Uğur MUMCU Cınayetini Araştırma Komisyonu Başkan Vekili olmam aktif siyasetten tasfiye'me sebep oldu diye düşünüyorum.

 

uğur mumcu cinayetler ibrahim erdem karabulut röportaj çözülmeli
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ünlü oyuncudan AKP iktidarına isyan!
Ünlü oyuncudan AKP iktidarına isyan!
Meryem Uzerli'den akıl almaz hamilelik pozları
Meryem Uzerli'den akıl almaz hamilelik pozları