Abdülhamit, Enver ve Vahdettin’i AKP’ye bağlayan şey: Despotizm

Abdülhamit, Enver ve Vahdettin’i AKP’ye bağlayan şey: Despotizm...

Abdülhamit, Enver ve Vahdettin’i AKP’ye bağlayan şey: Despotizm
Abdülhamit, Enver ve Vahdettin’i AKP’ye bağlayan şey: Despotizm iyihaberim

BAKÜ KONUŞMASINDAKİ ENVER PAŞA VURGUSUNUN ANLAMI

Tayyip Erdoğan’ın Bakü konuşmasındaki Enver Paşa vurgusu, sadece tarihsel bir göndermeden ibaret olmadığı gibi, tesadüf de değildi. Yani Erdoğan, Enver Paşa’yı savunuyor ve kendisini onunla özdeşleştiriyor.
E peki, bu AKP’liler İttihatçılara “darbeci” oldukları, Abdülhamit’i tahttan indirdikleri için düşman değiller miydi? Doğrudur ama AKP de reisi de, aynı zamanda hem Abdülhamitçi, hem Enverci hem de Vahdettincidir. Bir bakış açısıyla birbirine karşıt görünen bu üç tip, aslında ayrışmaktan çok benzeşirler.

DESPOTİZM VE PADİŞAHÇILIK ÇİZGİSİ

Abdülhamitcilik de, Vahdettincilik de, İttihatçılık da özünde padişahçılık ve despotizmdir. Bu konuda İttihatçılarla ilgili bir kafa karışıklığı vardır. Oysaki İttihatçıların en radikalleri dahi hep padişahçıdır. Cumhuriyetçi bir İttihatçı yoktur. En demokrat olanları meşrutiyetle padişahın yetkilerini kısıtlamak istemiştir. Enver gibi despotik eğilimin temsilcisi olanlar ağır basınca, iktidara getirdikleri padişahı da güdecek kendi istibdatlarını kurmuşlardır.
Abdülhamit için de, Enver için de, Vahdettin için de “halk sürü, kendileri çobandır.” Enver’in diğer ikisinden farkı, sadece padişahın çobanlığını yeterli bulmayıp, çobanlığı üstlenmesindedir.
1918’de kardeşi Nuri Paşa’yı Azerbaycan’a gönderdiğinde, buradaki Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti hükümetinin iç işlerine de fiilen karışmaya başlar. Niyetleri daha sonraki yazışmalarında ortaya çıkacaktır. Aslında Azerbaycan’da da bir cumhuriyet bırakmamak istemektedirler. Zamanı gelince, oraya da bir Osmanlı şehzadesi atanacak, Enver onun üzerinden, Azerbaycan’ı da yönetecektir. Yani sadece Türkiye’nin değil, Azerbaycan’ın despotu da o olacaktır.
İttihatçılar gidip, yerine onlara düşman Vahdettin geldiğinde de despotik kafada tabi ki bir değişiklik olmaz. Bu tip her zaman “bu sürünün çobanı benim” demenin derdindedir.

HALKA DESPOT, EMPERYALİZME HİZMETKÂR OLANLAR

Bu burnu Kafdağı’nda gezen, mağrur ve müstebit tipin karakteri, karşısında bir emperyalist gördüğünde değişir. O asalet, o heybet orada biter. İçeride despot olabilmek için, dışarıdan destek, özellikle de para desteği bulmanın şart olduğunun çok iyi farkındadır.
Kimi zaman inşa edilecek demiryolu hatları, kimi zaman da cephelere gidecek silâh ve savaşta gerekecek altın onu ikna eder. Başka bir durumda da, İstanbul’da sarayında, burnuna işgal donanmasının topları doğrultulmuş hâlde oturmaya devam etmekle ikna olacaktır.
Halka despot olanlar, emperyaliste hizmetkârdır. Bu işin kuralı budur. AKP de aynen örnek aldığı bu despotik tip neyse, odur.

EVET, AKP ÜÇÜ BİRDENDİR

Evet, AKP üçü birdendir. Çünkü üçünün ayrı ayrı yaptıklarını, kendisi yaptı.
Yıllardır ülkeyi istibdatla, despotizmle yönetti.
Ama yetmedi. Ülkeyi her türlü maceraya soktu. Fetih rüyalarına kapıldı. Uçurumun kenarına kadar getirdi.
Şimdi de kendisinin iktidarda kalabilmesi adına, parçalanmaya göz yumacak aşamaya geldi.
İşte despotik çizginin üç aşaması. AKP burada da kimsenin yapamayacağını yapmış, hem Abdülhamit, hem Enver, hem de Vahdettin rolünü kendisi oynamıştır.
Bunun iyi yönü bu üç çeşit despotizmin aslında bir olduğu, buna karşı ancak cumhuriyetçilikle, Atatürkçülükle, Kuvayı Milliye’yle çıkılabileceğinin ortaya çıkmasıdır.

KAYNAK: TÜRK SOLU - KAYA ATABERK

türk solu abdülhamit enver VAHDETTİN akp kaya ataberk
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ünlü oyuncudan AKP iktidarına isyan!
Ünlü oyuncudan AKP iktidarına isyan!
Meryem Uzerli'den akıl almaz hamilelik pozları
Meryem Uzerli'den akıl almaz hamilelik pozları